taha_okan_1Ulusumuzun tarih yapmaktan, tarih yazmaya zaman
bulamadığı klişesini bilmeyenimiz yoktur. Biz de tarih Osmanlı’dan ibarettir.
Selçuklu bile pek bilinmez. Göktürkler, Hunlar falan pirenin berber, devenin
tellal olduğu günlerdir. İlk emri “oku” olan dinimiz uğruna canımızı verir, ama
bir kitap okumayız. Tutarsızlık geleneksel bir hastalıktır bizim memlekette;
Abdülhamid melek gibi bir adamdır, Vahdettin’in İngiliz gemisi ile kaçışı
kuyruklu yalandır, Lozan bozgundur, Kurtuluş Savaşı hiç yapılmamıştır. Siyasal
İslamcılara göre, bunların hepsi resmi tarihin yalanlarıdır. Ama aynı resmi
tarih; Türklerin güle oynaya, bayıla bayıla 751 yılında Müslüman olduğunu
yazınca çok muteber bir kaynak oluverir.
Kuteybe bin Müslim, 704 yılında
Emevilerin Horasan Valiliğine getirilmiş bir Arap komutanıdır. Bizim tarih
kitaplarında adı anılmaz ama tarihin en büyük soykırımcılarındandır. Bu süre
içinde 100.000’den fazla Türk’ü öldürmüş, 50.000′in üstünde Türk gencini, köle
veya cariye yapmıştır. Belh, Buhara, Beykent ve Semerkant başta olmak üzere bir
çok şehri, yağmalatmış, halkın tüm zenginliğini ganimet olarak talan etmiş,
tarihi eserleri, yakıp, yıkmış, tarihimizin en büyük soykırımı; “Talkan
Katliamında” 40.000 Türk’ü 24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırmıştır.

Kuteybe’nin bunca baskısına ve vahşetine rağmen Türklerin; İslam dinine
samimi olarak girmeleri gerçekleşmedi. Buhara’da halk, zorlamalar nedeni ile
Müslümanmış gibi görünüp, gerçekte atalarının dininden vazgeçmediler. Kuteybe,
Horasanlıların bu tavrını fark edince, hiçbir sömürgecinin uygulamayı
düşünemediği bir yola başvurdu. Buharalıları doğrudan denetim altına almak amacı
ile herkese, evinin yarısını Araplarla paylaşma zorunluluğu getirdi. Horasanlı
Türklerin ev içi yaşam özgürlüklerini bile yok etti. Türkler, evlerine
yerleştirilen bu zoraki misafirler aracılığı ile birebir kontrol altına
alındılar ve İslami kurallara uygun yaşamayanlar ağır cezalara çarptırıldılar.
Muhafazakar, demokrat toplum böylece inşa edildi…O meşhur dizeleri hepiniz
bilirsiniz;
Celladına aşık olmuşsa bir millet
İster ezan ister çan dinlet

İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet
Müstahaktır ona her türlü
zillet..
Sizce de bize herşey müstahak değil mi?